Kendi blogunu oluştur ;)
Sık Kullanılanlara Ekle

Hayat; hafife alsak da dert, ciddiye alsak da! Dengeyi tutturana helal olsun!

Bir Doğum Günü Hikayesi

fırın

Fırına geldiğimde, ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan
fırıncı:
- Biraz bekleyeceksin hocam, dedi. İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum.
Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, iç eriye yaşlıca bir adamın
girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya
parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selâm verdikten sonra:
- Ekmeklerimi alayım, dedi. Benim ikizler acıkmıştır.
Fırıncı, adamın kendisine uzattığı torbayı alarak tezgâhın altına eğildi ve
bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört beş tane
koydu. Ekmeklerden bazılarının altı yanmış, bazıları da her nedense seklini
kaybetmişti. Fırıncıya doğru sokularak:
- Neden taze ekmek vermiyorsun? dedim. Biraz sonra çıkacak ya!
Fırıncı:
- Bozuk ekmekleri kendisi istiyor, dedi. Çok fakir olduğundan, ona yarı
fiyatına veriyorum.
— Kim bu adam? diye sordum.
— Kore gazilerinden, dedi. Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat
edince, ikiz torunlarını yanına almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok
az bir maaşla.
Fırıncının anlattıkları karsısında içimin yandığını hissediyor ve ufak da
olsa bir şeyler yapmak istiyordum.
— Aradaki farkı ben vereyim, dedim. Hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler.
Fırıncı, teklifimi kabul etti ve biraz sonra çıkan sıcak ekmekleri büyük
bir umursamazlıkla adamın torbasına doldururken:
- Çok şanslısın hacı amca, dedi. Çocuklar için bugün sana pasta gibi ekmek
vereceğim.
Yaşlı adam, bir evlât sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken:
- Allah senden razı olsun evlâdım, dedi. Bugün onların doğum günleri olduğunu nereden anladın?

(bilgisayarbilisim.net sitesinde okumuştum)

 

Bu hikayeyi okuduktan sonra naçizane duygularımı bir dörtlükle ifade etmeye çalıştım...

Hepimizin kalbi fırıncınınki gibi taştan,
Nasıl lezzet alırız yediğimiz aştan?
Mürekkep yapıp gözden akan yaştan,
Hadi yazalım insanlığı yeni baştan! *** 8 mayıs 2008 - HErgunSince1983 ***

Yorumlar

  • Bu yazıyı okuyunca gerçekten gözlerim doldu. Ben de geçenlere benzer bir olayla karşılaştım. Bir yerde sıra bekliyorduk, eşimle. Bir çocukta bekliyordu arkalarda. Siz ne istiyorsunuz diye sordular. Çocuk bayat var mı? dedi. Yok, dediler ve gitti. Benim de yüreğimi alıp giderek. Neden böyle durumlar karşısında sizin gibi hemen bir şey yapamıyorum?
  • Herkes gördüğü kadarıyla elinden geldiğince muhtaç olanlara yardım etmeli..

    Ayrıca şiir de çok güzel..
    paylaşım için teşekkürler
  • İnsanlar ne olursa olsun öncelikle sükretmeyi bilmeli.Çünkü istediğimiz herşeye sahibiz.Birde istediği halde birşeylere ulaşamayan,imkanı olmayan insanlar var.
    Bu insanları göz önünde bulundurarak hak ettiğimiz kadarını almalıyız.Bazı insanlar bolluk içinde yaşarken bazıları bir kuru ekmeğe bile muhtaç olabiliyor.
    Ama bütün suç, bolluk içinde yaşarken başkalarını düşünmeyen insanlar.Eğer biraz sorumlululuklarının bilincinde olsalar, onlarda gerçekleri ve sefalet içinde yaşayan insanları görürler.Yaşarken zalim olmak bu olsa gerek.UNUTMAYALIM Kİ.KENDİMİZDEN SORUMLU OLDUĞUMUZ KADAR,BÜTÜN İNSANLARDANDA SORUMLUYUZ.