Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Bir Tutam Hayat

Hayat; hafife alsak da dert, ciddiye alsak da! Dengeyi tutturana helal olsun!

Nisan 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Sana olan sevgi ve saygım

slm mrb Slm! Mrb! S.A. bye kib. aeo. ...

Nedir bu harfler? Neyi simgeliyorlar acaba? Hemen hepimizin anında mesajlaşma (instant messaging) programlarını kulandığımız şu devirde...

Neden böylesine basitleştirildi muhabbetler? Neden duygularımız, düşüncelerimiz, ifadelerimiz bu kadar hissiz ve ruhsuz olabildi? Cevap vermiyorum ben böylesi iletilere! Canım sıkılıyor çünkü bu kelimelerle yazışmaya çalışanlara! Tabii bunlara kelime denirse!

Bunlar olsa olsa kelime kırıntıları olabilirler, duygu kırıntıları olabilirler! Aslında bunlar benim için başka anlamlar taşımaktalar; "Sen! Bu kelimelere muhatap ettiğim kişi!" diyorlar sanki ve devam ediyorlar... "Sana da bu kelimeleri kısalttığım kadar duygularımı da kısaltarak bir değer biçmekteyim! Sana olan sevgi ve saygımın boyutu da işte bu kadar kısa ve değersiz! Sana uzun cümlelerle içten bir selam verecek-yazacak kadar vaktimi harcayamam!"

Ben de "Bana değer vermiyorsanız, bu kısa şeylerle yazışmamın da bir değeri yok! Eyvallah!" diyorum.

Selametle...

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Aşk üzerine kelam etmek

dua Artık konuşmak istemiyorum bu konuyla ilgili olarak hiç kimseyle... Yoksa istemediğim şey "hiç kimseyle konuşmak" mı, bilemiyorum.

Konuşmak için gelmiş olabilir miyim acaba bu dünyaya? Sanmıyorum... Konuşmak için gelen birisi vardı bu dünyada bir zamanlar. Aşıktı O, O'nu Yaradan'a! Öylesine aşıktı ki daha dünyaya gözlerini açar açmaz O'ndan (c.c.) bahsetmeye başlamıştı. Hz. İsa'ydı bu kutlu aşık.

O, aşkla kelam etmişken, aşktan konuşmuşken bizim ne haddimize aşkın "a"sını dahi olsa dilimize dolamak!

Konuşmamalıyım aşk üzerine! Ama yine de bir açık kapı buluyorum "Yaradılanı severiz, Yaradan'dan (c.c.) ötürü." sözüyle beraber.

Bizim aşkımız ne yazık ki yaradılana ve ne yazık ki fani olana idi. O da bizim yüreğimizde fazla barınamadı, tüm fani şeyler gibi de buhar oldu, mazi oldu gitti. Öyle ya, faniye olan aşk fani olurken, bakiye olansa baki olacaktır.

Allah (c.c.) belki de bir gafletten uyanış için beni böyle bir olayla imtihana tabi tuttu. Belki de pencereden dışarı bakarken "cam"ı değil de "manzara"yı görmemi istedi. Ya da faninin gölgelediği Baki'yi! Bilemiyorum...

Ancak zamanla olaylara bir de her zaman O'ndan (c.c.) istediğim "Hakkımda hayırlısını eyle!" duasının karşılığı olarak da bakabiliyor ve Rabbime şükrediyorum. Elhamdülillah...

Allah (c.c.) hepimiz hakkında hayırlısını versin. Amin.
Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

O sormadı ki!

sigara Temel bir gün müzeye gitmiş. Sigara içmek istemiş. Bakmış Dursun da müze görevlisiymiş. Hemen yanına gidip sormuş: " Ha buraya sigara içmek serbest midur uşağum?"
Dursun cevaplamış: "Yassaktur daa!"
Bu arada Temel'in gözü 3 metre ötede sigarasını tüttüren Cemal'e takılmış ve hemen hiddetle Dursun'a tepki göstermiş: " Ha bu Cemal niye içeyi o zaman?"
Dursun da cevabı yapıştırmış hemen: " O sormadı ki!!!"

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

19 Mayıs ve 23 Nisan

Bugün okulumdaki 9. sınıflar 19 Mayıs çalışmalarına gittiği için ders işleyemedim. Bol güneşli Erciş'in bol bol olan güneşiyle, güneşlendim ben de... :)

Tasvip etmiyorum aslında 23 Nisan ve 19 Mayıs için öğrencilerin her sene neredeyse 1 aylarının alınmasına. Bu bayramlarda daha farklı etkinlikler düşünülebilir bence.

Bu konu çok su götürecek bir konu olduğundan vazgeçiyorum söyleyeceklerimi söylemekten. :) 

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Mailden böcek çıktı!!!

böcük Şu anda Çorum'da öğretmen olan bi arkadaşımdan aldığım mailin başlığında "Gönderdiğin mailden böcek çıktı, geri gönderiyorum" yazıyordu. Açtığımda epeyce güldüm :)
Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Bir kalpte 5 muhabbet olur mu?

kalpler Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali'ye (k.v.) bir gün şöyle sormuş:

-Ya Ali! Allah'ı sever misin?

*Şüphesiz ya Resulallah!

-Beni sever misin?

*Severim

-Eşin Fatıma'yı sever misin?

*Evet

-Çocukların Hasan ve Hüseyin'i sever misin?

*Severim

-Kalp bir, muhabbet beş! Bir kalbe beş sevgi sığar mı?

Hz. Ali cevabı Hz. Fatıma'da bulur. Cevap şöyledir:

**Burada muhabbetin cihetleri (yönleri) farklıdır; Allah'ı sevmek akıldan, Peygamberi sevmek imandan, evladını sevmek fıtrattan, eşini sevmekse muhabbettendir!

Takvimlerdeki yazılar bazen epeyce hoşuma gidiyor. Bugünün takviminden aldım. Güzel cevap değil mi!

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Atın beni denizlere

Sabahın 4'ünde nette dolaşıp radyo dinlerken çalmaya başlayan bu şarkı çok hoşuma gitti. --KESİNLİKLE DİNLEYİN BENCE-- Hemen birkaç sözü aklıma kazıyıp büyük bilgeye --GOOGLE yani-- bu şarkının adını ve kimin söylediğini sordum. Hemen cevapladı. Sonra büyük bilgenin küçük kardeşine --YOUTUBE yani-- sordum sende var mı diye... O da bana bu videoyu verdi. Ben de başkalarına da sunayım dedim. :))

 

 

Gittuğun o yerlerde
Söyle huzurda misun oyy
Geride kalanların
Söyle farkında misun
Atun beni denizlere
Vermayun ellerine oooyy
Zaten hasret kalmiş idum
O deniz gözlerine

Gidupta dönmemeye
Söyle yeminli misun
Dönüpta görmemeye
Dayanabilir misun

Ey göklerin yıldızı
Benim farkımda misun
Benden ayrı yaşamaya
Dayanabilir misun

Atun beni denizlere
Vermayun ellerine oyy
Zaten hasret kalmiş idum
O deniz gözlerine
Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Dört cami bir akşam namazı

çocuk işte Akşam yemeğini dışarıda yiyelim dedik arkadaşlarla ve bir lokantaya gittik. Erciş'in merkezinde bir cami var ve tam karşısındaki bir lokantada yemeğimizi yedikten sonra yine caminin karşısındaki bir çay evinde -kahvehane değil çayhane- çaylarımızı yudumlarken hadi dedik caminin dibindeyken bi akşam namazı kılalım... Ama çay bitene kadar sürekli gelişen bir fikirle dedik ki yemeğin ağırlığını atmak için yürüyerek 10 dakika uzakta olan camiye giderek akşam namazı kılalım.

Gittiğimiz caminin tuvaleti kapalıydı ve u dönüşü yapıp tekrar merkezdeki camiye gidelim dedik. Gittik ki oranın da abdesthanesi tamiratta olduğundan kapalı! Kafaya koyduk ya bi kere, Hadi dedik 3 dakika uzaktaki diğer camiye gidelim. Oranın da tuvaletini bulamadık. Hemen 3-4 dakika uzaktaki camiye koştuk ama bilin bakalım neyle karşılaştık! Orada da tuvaletler kapalı! Böylece 4 camiyi dolaşarak yaklaşık 2 km katettik ama bi akşam namazı kılamadık! Tabii bu arada yediklerimizi de eritmiş olduk!

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Düşünüyorum, Öyleyse Bunalımdayım!!!

düşünen adam Bırakın Descartes'i falan! işte onun sözünden daha iyisi! bir buçuk aydır bunalım takılınca böyle sözler çıkarılabiliyor ortaya! Hatta bunları messenger kişisel iletisi olarak da kullanıyorum. işte diğer sözler:

**Artık bu cana bu beden gelir hepten dar
Çoktan ölmüşüm zaten, gömseler ne çıkar

**Seven üç gün değil, sonsuza kadar sever!
**Anladım ki dipsiz bir kuyuya inilmezmiş ve parçalı havaya güvenilmezmiş!!!
**Ama anladım ki anladığım şeyleri çok geç anlamışım!!!
**Çivi bulana kadar jilete devam!!!
**Elinde sadece çekiç olan, herşeyi çivi gibi görürmüş.
**Aynalar gerçekleri yansıtırlar ama ayna olmayasın seni de kırarlar!!!
**Life Goes On!!!
**Hala Hayattayım!!!
**Allahından bulasın oy, Allahından bulasın!!!
**Kelimeleri tüketsek de anlatamadık derdimizi, Ne kadar konuşsak o kadar eskitiriz sözlerimizi!!!
**Geri dönüşün olmadığı yerdeyiz, yapacak bişey yok!
**Çevrimiçiyim, nolcak!!!
**Dayanılmaz, İnanılmaz, Anlatılmaz!!!
**Düşünüyorum, Öyleyse bunalımdayım!!!
**Fırsat şimşek gibidir; çakar ve gider.
**Ah Tamara!! Allah hepinizin de...
**Patlayacak volkan gibiyim!!!
**Erkekler yalnız ağlar!!!
**Beterden biraz iyi...
**Seviyorum, seviyorsun, SEVMİYOR!!!
**No women no cry!

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Veda Busesi

Erciş'te bir kafe Buse. Bir zamanlar O'nunla orada buluşuyordum... Son buluşmamızda sanki biliyordu Buse'nin havası bizim ayrılacağımızı... Belki bir buse konduramadım asla yüzüne ama ayrılık Buse kafede, Veda Busesi'yle geldi. Bu şarkı çalıyordu işte, Hakan Peker yorumuyla.. Maalesef...

***** Video Youtube'a erişim engellendiği için geçici olarak kaldırılmıştır *****

VEDA BUSESİ

Hani o, bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken veda buseni

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?


Hani ey gözlerim, bu son vedada,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda

Birini çağırmak için imdada,

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?


Gelse de en acı sözler dilime

Uçacak sanırdım bir kaç kelime

Bir alev halinde düştün elime

Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

ORHAN SEYFİ ORHON

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın