Yaşasın, burada hiç spam yok!
Gmail'de bir e-mail adresiniz varsa spam klasörüne girdiğinizde belki gözünüze çarpmıştır; eğer hiç spam yoksa çıkan mesaj "Yaşasın, burada hiç spam yok!"
Biraz espri yapmışlar sanki :)
Hayat; hafife alsak da dert, ciddiye alsak da! Dengeyi tutturana helal olsun!
Gmail'de bir e-mail adresiniz varsa spam klasörüne girdiğinizde belki gözünüze çarpmıştır; eğer hiç spam yoksa çıkan mesaj "Yaşasın, burada hiç spam yok!"
Biraz espri yapmışlar sanki :)
Adamın biri saatin akrep ve yelkovanını "remember - you will die" şeklinde yapmış. Hz. Ömer'in şu hikayesinden esinlense gerek...
Adaleti ve gücüyle nam salan Hz. Ömer işsiz bir adamı çağırır, "sana iş veriyorum" der. Adam çekinerek ne yapacağını sorduğunda her sabah kapısına gelip vurarak "ölüm var ey Ömer, ölüm var!" diye bağırmasını, kendisine ölümü hatırlatmasını ister... Ertesi sabah adam gelip "ölüm var ey Ömer!" diye bağırınca çıkıp bir altın öder. Ondan sonra da bu sahne her sabah tekrarlanır...
Çevredekiler çok geçmeden bu durumu fark edip olup biteni şaşkınlık ve
merakla izlemeye başlarlar. Ama hiç kimse Hazreti Ömer'e ne olup
bittiğini soramaz. Adamcağız her sabah iki cümlesini söyler, bir
altınını alıp gider.
En sonunda birisi dayanamayıp sorar:
"Ya Ömer! Bu adam her sabah kapında bekliyor, dışarıya çıktığında sana
bir cümle söylüyor ve sen de ona her sabah bir altın veriyorsun, çok
değil mi?"
Hazreti Ömer "Hayır" diye cevap verir; "çok değil, çünkü onun söylediği
şey benim o günkü kararlarım ve bilgile-rim içinde en önemlisidir..."
Aradan aylar geçer. Bir sabah, adam yine kapısında beklemekteyken
Hazreti Ömer dışarı çıkar fakat adamı konuşmadan durdurur: "Al bu bir
altını ve git, bundan sonra gelmene gerek yok..." Adam böylesine kolay
bir işten iyi para kazanmaya alışmıştır, sormadan edemez:
"Neden?"
"Çünkü" der Hazreti Ömer; "Bu sabah aynada sakalımda ak bir tel gördüm.
Ben her sabah çoğalan ak telleri gördükçe o sözü kendi kendime
hatırlayacağım..."
Uluslararası ilişkiler alanında dünyanın en saygın yayın organları
arasında yer alan Amerikan Foreign Policy dergisinin düzenlediği "Yaşayan En Büyük 100 Entelektüel' anketinde Fethullah Gülen birinci olmuş. Yine Türk yazar Orhan Pamuk da listede 4. sırayı almış.
İşte ilk 20:
1-Fethullah Gülen Dini lider, Türkiye
2-Muhammad Yunus İktisatçı, Bangladeş
3-Yusuf Kardavî İslam alimi, Mısır
4-Orhan Pamuk Yazar, Türkiye
5-Aıtzaz Ahsan Siyasetçi, Pakistan
6-Amr Halid Televanjelist, Mısır
7-Abdülkerim Suruş Teorisyen, İran
8-Tarık Ramadan İslam alimi, İsviçre
9-Mahmud Mamdani Antropolog, Uganda
10-Şirin Ebadi Nobel Barış ödülü sahibi aktivist, İran
11-Noam Chomsky Aydın, ABD
12-Al Gore Nobel Barış ödüllü eski ABD Bşk. Yard.
13-Bernard Lewıs Tarihçi, İngiltere
14-Umberto Eco Yazar, İtalya
15-Ayaan Hırsî Ali Aktivist, siyasetçi, Somali/Hollanda
16- Amartya Sen İktisatçı, Hindistan
17-Fareed Zakarıa Gazeteci-yazar, ABD
18- Garry Kasparov Dünya satranç şampiyonu, Rusya
19-Richard Dawkıns Yazar, İngiltere
20- Mario Vargas Llosa Yazar, Peru
Kaynak : Zaman
sen beni sev, men sevi sevim
sen menin için yan
Men seni severah yanim dutuşim
glasik aşk neyse onu yaşiyah.
Ya da sevme haberin olmasın
Men sana sevdalanıp dolaşim
Platonik eşk neyse onu yaşiyah.
Sevdada oturah, yiyah içah
El ele olah, gan kusah
Tombilik eşk neyse onu yaşıyah.
Eyle sevah ki gara sevda olah
Araplara benziyah gapgara olah
Gara eşk neyse onu yaşiyah.
Yalan söylemiyah, hep doğru diyah
Beraber oturah, beraber yiyah
Realist eşk neyse onu yaşiyah.
Birbirimize türkü söyliyah, mizildiyah
El ele tarlalarda, bostanlarda gezah
Romantik eşk neyse onu yaşiyah.
Kediyi, gudiği sen diye sevim
Sen de horozi, guliği men diye sev
Sembolik eşk neyse onu yaşiyah.
Gel el ele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
Zangir zangit titriyah, ölmiyah
Elektronik eşk neyse onu yaşiyah.
Ahırlarda, komlarda buluşah
Tezek agalahlarının dibinde oturah
Otantik eşk neyse onu yaşiyah…
**Şair belirsiz**
DNS adresinden proxy ayarlarının değiştirilmesine -u.exe, Steganos Internet Anonym gibi bu işi yapan pekçok program var- ve değişik internet siteleri üzerinden erişime kadar pekçok yöntem var Türkiye'de engellenen -ban'lanan- sitelere ulaşmanın!!! İşte yandaki siteye ulaşmak için buraya tıklayın.
Ankara'ya gittim perşembe, döndüm pazar... 3 gün içinde Ankara'da polenler beni mahvetti! Sokağa çıktığım ilk saat hapşırmaya başladım. Ardından burnum çeşmeye döndü ve gözlerim kızarmaya-kaşınmaya başladı! Gözlerin etkilenmesi baya kötü çünkü gözler yorulunca beyin de çabuk yoruluyor ve insan daha fazla etkileniyor alerjiden! Artı ışığa karşı da hassaslaşan gözler insanın uykusunu da getiriyor maalesef.
Geçen seneki öğrencilerim -canları sağolasıcalar :) - beni biraz fazlaca kızdırdıklarında iki gözüm ve bir burnum çeşme haldeyken onlara "Sizler de bahar nezlesi olasınız hah!" diye beddua ediyordum. Onlar da "Hocam aman etmeyin, acıyın bizee!" diyorlardı. Şaka bir yana Allah düşmanımın bile başına vermeye bu illeti.
Az önce dua ediyordum Allah'a... Aklıma geldi birden yıllar önce öğrendiğim, ellerimizde arapça 81-18 yazdığı... Toplamı 99 ediyordu ki Allah'ın isimlerini temsil ediyordu... Dua etmeyi bilmeyen ben O'ndan (c.c.) benim bu kusurumu affetmesini istedim bu tefekkür ile... Allah'ım, beni sana kul olanlardan eyle. Amin.
Neo Cube diye bişey yapmış adamlar, 216 tane bilye şeklinde süpermıknatıs kullanarak. Stres atmak için kullanıyolar elemanlar galiba bu şeyi. Videosunu YouTube'dan ulaşabilirsiniz ama önce YouTube'un açılması lazım. O açılana kadar şuradan izleyebilirsiniz bu enteresan şeyi.
Yine kapandı. Neyi kapatıyoruz biz! Neden kapatıyoruz! Ünlem işareti koyuyorum cümlelerimin sonuna çünkü bunlar soru değil! Biraz devekuşu misali oluyor bence YouTube'un kapatılması... Tüm dünya görebiliyor -siz de dns değiştirin siz de girin siteye, bu kadar basit- biz görmemek için gözümüzü kapatıyoruz! Eğer kapattırabiliyorsan tüm dünyada kapattırın şu siteyi kardeşim!!!
PEMBE POŞET
O gün biraz geç çıktı işyerinden kız.serviside kaçırmıştı. minibüs ile
gidecekti evine.minibüse vereceği para onun içini acıtıyordu.ailenin
çalışan tek ferdiydi. yatalak bi annesi,işsiz bir babası vardı.kız
kardeşi Nazlı 6 yaşındaydı. Nazlı tam 1 yıldır babasının ona pilli bebek
almasını bekliyordu. ablası gecikince sabırsızlandı.o akşam nazlı kız, herhalde ablam bana bu akşam bebek alıp öyle gelecek diye düşündü.
acı bir tebessüm vardı aynur'un yüzünde. O'nun kahkahalarla güldüğünü hiç
gören olmamıştı.kız kardeşini düşündü.pilli bebekle oynama yaşı
nerdeyse geçmekte olan kız kardeşini düşündü minibüse binerken.
aynur'un bir de asalak bir abisi vardı.maaşını alır almaz kuzgun leşe
yapıştırdığı gibi kızın başına çöken abisi.akşama kadar ayakkabılarının
topuğunu eze eze mahallede volta atan bir serseriydi murat.evlerine
gelen komşuları annesi ilaç alsın diye yastığının altına para
koyuyorlardı bazen.murat,hasta ziyaretine gelenler gider gitmez
yastığının altını kontrol edecek kadar aşağılık bir adamdı.
genç kız yine beyaz hayallere dalmıştı,elindeki pembe poşete
sarılırken. saat 10'a geliyordu.2 yolcu kalmıştı minibüste.2 durak sonra
onlarda indi.yanlız aynur kalmıştı minibüste.aynadan genç kızı
gözleriyle taciz eden şoför,aynur'un indir beni demesine aldırış etmeden son durağıda geçti.iğrenç bir kahkahayla cep telefonundan birilerini aradı. müthiş bi piliç yakaladım çocuklar. her zaman ki yere gidiyorum hemen gelin.
dedi.genç kız beyaz hayallerinden irkildi.beyaz hayalleri yerini
bembeyaz bi surata bıraktı.kalbi duracaktı.ayaklarının bağı
çözülmedi,koptu sanki.bağıramıyordu bile.korkusundan bayıldı.ormanlık
bir yerde durdu minibüs.şoför kızı aşağıya indirdi,ağzını bir bantla
kapattı,başına bir un çuvalı geçirdi.genç kızın bebek saflığındaki göz
yaşları süzülürken yanaklarından,dört karanlık adam daha geldi ve
intikam alır gibi tecavüz ettiler. saatlerce. hani öldü öldü,dirildi derler
ya!genç kız öldü ama bir daha dirilemedi.kızın öldüğünden emin olmak
için nabzını kontrol ettiler ama nabız yoktu. kahkahalarla çıkardılar
aynur'un başındaki çuvalı.içlerinden biri donakaldı. murat dedi biri,ne oldu murat dedi? dedi öteki.murat cevap veremedi.çünkü tecavüz ederek öldürdükleri minik elli genç kız murat'ın kız kardeşiydi.
bir türlü bırakamadığı,eliyle sıkıca tuttuğu pembe poşetten küçük nazlı
için aldığı pilli bebek ve abisi için aldığı beyaz gömlek
çıktı. poşetten çıkan en anlamlı şeyse, üzerinde siz benim herşeyimsiniz yazan küçük kağıttı.