Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Bir Tutam Hayat

Hayat; hafife alsak da dert, ciddiye alsak da! Dengeyi tutturana helal olsun!

Yazılar

Veda Busesi

Erciş'te bir kafe Buse. Bir zamanlar O'nunla orada buluşuyordum... Son buluşmamızda sanki biliyordu Buse'nin havası bizim ayrılacağımızı... Belki bir buse konduramadım asla yüzüne ama ayrılık Buse kafede, Veda Busesi'yle geldi. Bu şarkı çalıyordu işte, Hakan Peker yorumuyla.. Maalesef...

***** Video Youtube'a erişim engellendiği için geçici olarak kaldırılmıştır *****

VEDA BUSESİ

Hani o, bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken veda buseni

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?


Hani ey gözlerim, bu son vedada,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda

Birini çağırmak için imdada,

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?


Gelse de en acı sözler dilime

Uçacak sanırdım bir kaç kelime

Bir alev halinde düştün elime

Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

ORHAN SEYFİ ORHON

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Geniş ailenin en güzel tanımı

çay-simit Çay'ı çok sevdiğimi söyleyince, yaşlı bir teyze anlattı geçenlerde...
Bak oglum diye başladı söze:
Çayın alt demliği evdeki kaynanadır ; devamlı kaynar durur…
Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir...
Gelinin kocası ise bardaktır; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...
Çocuklar çayın şekeridir; tat verir...
Görümce ise çay kaşığıdır; arada bir gelir ve karıştırır gider...
Kaynataya gelince; o da bardakaltıdır; dökülenleri bir araya toplar... (Alıntıdır)

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin!

...HERSEY "SENDE" GİZLİ...

•••Yerin seni çektiği kadar ağırsın...•••

•••Kanatların çırpındığı kadar hafif...•••

•••Kalbinin attığı kadar canlısın...•••prens beklerken

•••Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...•••

•••Sevdiklerin kadar iyisin...•••

•••Nefret ettiklerin kadar kötü...•••

•••Ne renk olursa olsun kaşın gözün...•••

•••Karşındakinin gördüğüdür rengin...•••

•••Yaşadıklarını kar sayma...•••

•••Yaşadığın kadar yakınsın sonuna...•••

•••Ne kadar yaşarsan yaşa •••

•••Sevdiğin kadardır ömrün… •••

•••Gülebildiğin kadar mutlusun •••

•••Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin •••

•••Sakın bitti sanma her şeyi•••

•••Sevdiğin kadar sevileceksin •••

•••Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer •••

•••Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın •••

•••Bir gün yalan söyleyeceksen eğer •••

•••Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. •••

•••Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret •••

•••Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın •••

•••Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın •••

•••Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak… •••

•••Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın •••

•••Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü… •••

•••Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin... •••

•••İşte budur hayat! •••

•••İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın •••

•••Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün •••

•••Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun •••

•••Çiçek sulandığı kadar güzeldir •••

•••Kuşlar ötebildiği kadar sevimli •••

•••Bebek ağladığı kadar bebektir •••

•••Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren•••

••• ...Sevdiğin kadar sevilirsin... •••

Not : Kim ya da kimler söyledi bilmem ama bu sözlere sonuna kadar katılıyorum... Bir söz daha var hoşuma giden; "Ne kadar anlatırsan anlat, anlattığın karşındakinin anlayabildiği kadardır!"

Düzeltme : Yazı Can Yücel'e aitmiş emili'ye teşekkür ediyorum.

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Ya aynanın karşısındaki ya da aynadaki olabilmek

ayna Çok şey söylemiştir görüp geçirenler bizlere de sırf ders alalım diye... Ders alıp da onların düştükleri hatalara düşmeyelim diye... Diyaloglarda iki rol var aslında... Aynanın kaşısındaki ve aynadaki... Öncelikle insanlık görevi olarak aynaya gülümsemek lazım ki aynadaki de size gülsün. Ancak diyalogda aynadaki kişiyi yani aynanın içindeki silueti oynamamız gerekiyorsa o zaman da aynalık görevini yapmamız gerek! Karşımızdaki gülüyorsa güleceğiz, kaşlarını çatıyorsa biz de çatacağız! Herkese hakkını vereceğiz. Ne bir eksik ne de bir fazla! Eğer 3 kuruşluk kişiye 5 kuruşluk değer veriyorsak, aradaki 2 kuruşluk farka satılırız aman dikkat!

 

HAYAT…

Gidene kal demeyeceksin...
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek asillere yakışır
Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep sen olursun...
Düşün...
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter...
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...
Ya çare sizsiniz ya da çaresizsiniz...

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde, hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

 

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Yeşil gözlü olmak

yeşil göz2 Perşembe günü okulun bahçesine attım bir sandalye ve baharın yaza doğru elini uzattığı şu günlerde güneşle haşırneşir olurken bir kitap aldım elime ve biraz okuyayım dedim. Tabii mümkün mü! Benim bahçede oturup da kitap okumaya yeltendiğimi gören öğrencilerim hemen başıma üşüştü "Nasılsınız hocam, ne okuyosunuz hocam" lı sorularıyla...

Muhabbet esnasında Hatice adındaki 10. sınıf öğrencisi dedi ki polis olmak istiyormuş, ne yapması gerekiyormuş falan... Bu esnada çocukluğundan beri polis üniformasına karşı ilgisinin olduğunu, yeşil gözlü olarak -kendisi kahve ela arası güzel gözlere sahip bence- o üniformayı giymek istediğini söyleyince dayanamadım ve başladım edebiyat ve felsefe parçalamaya... Her ne kadar bir bilgisayar öğretmeni olsam da Allah'a şükür gayet iyi bir hitabetim var.

*Neden yeşil gözlü olmak istiyorsun?

-Yakışıyor hocam.

*Peki dünyadaki herkes yeşil gözlü olsa yine de ister miydin?

- Yok! O zaman istemezdim.

* İyi de hani yakışıyo demiştin! Şimdi neden istemiyosun?

- Galiba farklı olmak için istiyorum yeşil gözlü olmayı hocam.

* Hmm. Peki sorayım sana; gözleri görmeyen birisi sence yeşil gözlü olmayı mı, ela gözlü olmayı mı, mavi gözlü olmayı mı ister sence?

- Heralde sadece görebilmeyi ister hocam.

* Bak bence sahip olduklarına şükretsen daha iyi olur. Allah sana bu gözleri layık bulmuş demek ki.

İşte böyle... Bir diğer yazımda da bahsettiğim gibi sahibi olmadığımız şeylere değil, kaybettiğimiz şeylere üzülsek, dert etsek daha iyi. Hatta elimizdeki şeyleri de kaybetmemek için bol bol şükretmek de gerekli değil mi ya!

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Pembe ve beyaz iki sümbül

undefined Şubat tatilinde aldığım iki sümbül çiçeği...

Şu anda solmuşlar. Bilhassa pembe olanı müthiş güzel kokuyordu.

Polen alerjim olmasına rağmen almıştım onları.

Tekrar açmalarını sabırla bekleyeceğim çünkü çok güzel kokuyorlar...

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

İşte arkadaş dediğin böyle olur!

messenger

 İşte birşey ısmarlandığında unutan arkadaşım'ın benim messenger'dan benim adıma yaptığı konuşma:

 

 

нαѕαη :

Miray seni aradı mı?

нαѕαη :

yanında mı Miray,

HErgunSince1983:

he

нαѕαη :

ok. gelmedi de daha merak ettimdi..

*** bu noktadan sonra Miray hoca benim ağzımdan yazıyor messenger’da***

HErgunSince1983:

vişne almayı unutmuş

нαѕαη :

canı sağolsun

HErgunSince1983:

aslında almayı çok istemiş ama

HErgunSince1983:

unutmuş

нαѕαη :

ok

HErgunSince1983:

valla unutmuş

нαѕαη :

ok

HErgunSince1983:

kızsana yav

HErgunSince1983:

niye almadın desene

нαѕαη :

olabilir yaw..

HErgunSince1983:

ama almamış, adam kızmaz mı yaw!

 

 

Şimdi ben burada Hasan Hocayı tebrik ediyorum hakikaten!

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Bedava uçak bileti

bedava bilet Ankara'dan ayrılalı yaklaşık yaklaşık iki buçuk ay olacak. Pegasus'un bedava bilet kampanyasından aldığım biletlerle >gidiş dönüş 60 ytl< 1 mayıs - 4 mayıs arasında kısa bir anakara turu >Ankara yani :) <  yapacağım. Ne demişler; tebdil-i mekan iyi gelir! >aslında tam böyle değildi ama neyse :) < Aslına bakarsanız gidiş biletim 1 mayıs değil de 30 nisandı ama uçuş iptal edilince 1 mayısa ertelemek zorunda kaldım. Talihsiz deveyi çölde kutup ayısı kovalarmış! Neyse vardır bunda da bir hayır elbet.

Bakmayın siz uçak bileti bedava dediklerine! Vergi ve yakıt parasını yani asıl masraflarını alıyorlar adamlar ki biletin böylece fiyatı 29-30 ytl oluyor. Tavsiye ederim yine de. Öyle ya Van-Ankara arasını otobüsle kıyaslanamayacak kadar uygun bir şekilde katedebiliyorum.

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Neye üzülmek gerek?

aşk Bence sahip olmadığımız şeylere değil kaybettiğimiz şeylere üzülürüz. Ben bir Ferrari sahibi değilim diye, Miami'de bir villada yaşamıyorum diye, milyarder değilim diye, doktor - futbolcu - film yıldızı - başbakan değilim diye, falanca kişiyle arkadaş-dost-akraba değilim diye, ... vesaire şeylere sahip değilim diye üzüldüğümü hiç ama hiç hatırlamıyorum.

Oysa aldığım ve çok sevdiğim -5 liraya da olsa- bir tişörtüm eskidi - yırtıldı diye, cebimdeki 1 lirayı kaybettim diye -yanlış anlamayın :) cimri değilim Allah'a şükür- , bayramda ailemin yanına Ankara'ya gidemedim diye, daha 1,5 ay öncesine kadar "Sevdiğim" dediğim birini kaybettim -- ölmedi canım :) sadece ayrıldık :(  -- , anahtarlığımı kaybettim diye, Kangal köpeğim öldü diye, ... diye...

Hakikaten, bir kişi neden adidas marka ayakkabım yok diye mi üzülür yoksa 30 liralık çok sevdiği ayakkabısı eskidiği için mi? Kız arkadaşım yok diye mi yoksa sevdiğimden ayrıldım diye mi?

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın

Güzellik

elinbocegi  

Nette dolaşırken rastladığım şuradan aldığım bu yazı hoşuma gitti. Bilhassa koyu harlerle işaretlediğim kısımlar...

 

" Dün itibariyle masama bir uç uç böceği (gelin ve uğur böceği de denir) kondu. Kendi halinde takılırken bir anda ters döndü. Debelenmesine rağmen düzelemedi. Önce düzelmesine yardım ettim. Elime almak istedim, ama olmadı. Kağıt yardımıyla onu nazik biçimde dışarıya yolladım. Ama ben böcekten korkarım!

Kelebek de bir böcektir. Kelebeğin kanatsız halini görmediyseniz, dikkatle bakınız. Canavar gibi bir hayvan. Eğer kelebekte o kanatlar olmasaydı, emin olun her türlü yaratık filminde esas rollerden birini kapardı. Hiç hayatınızda kelebekten korkan birini gördünüz mü? Ben dahil kimseyi görmedim ben. Ama kelebek kanatsızken çok korkutucu bir hayvandır. Bunu biliyor ve böceklerden korkuyor olmama rağmen kelebekten korkmuyorum.

Arılar çok güzel hayvanlardır. Sarı siyah çizgileri, harika renklerdir. Eğer arının iğnesi olmasa, ondan da korkmazdım eminim, böceklerden korkmama rağmen.

Dış güzellik önemli değil, önemli olan insanın iç güzelliği” yalanı, aslında ne kadar çok ispatla karşımıza çıkıyor, görmek isteyince. En basit ifadeyle kim çirkin bir sevgili, çirkin bir elbise, çirkin bir böcek, çirkin bir gözlük, çirkin bir her ne ise ister ki. Hepimiz güzelin peşinde koştururken, tasarımın güzellik arayışının insan doğasına ne kadar uyumlu olduğu gerçeğiyle karşılaşırız.

Güzel tasarım, güzel mesajın taşıyıcısıdır aynı zamanda. Bu böcekler bana diyor ki: Korkmana gerek yok, ben güzelim, sana zarar vermem, şu kanatlarımdaki turuncu – kırmızı renk ve siyah puanlara baksana. İnsan güzelliği de benzer bir mesaj verir mi bilmem, uzmanı falan değilim. Ama neden hep güzelin peşinde koşarız sorusu doğru soru değildir. Doğru soru neden hep daha güzelin peşinde koşarız olmalıdır. Daha güzel daha iyi midir yoksa?

Konunun kadınlar açısından değerlendirmesini bilmem, ama tanıdığım pek çok erkek en büyük sevda yaralarını hep en güzel sevgililerinden yemiştir. Acaba en güzel sevgiliyi kaybetmek, en güzel sevgiyi veya en mutlu günleri kaybetmek midir?

En güzel araba, en güzel köpek (erkekler için en büyük veya en güçlü), en güzel sevgili kabul görme ve statüyle de alakalı olmakla birlikte işin sosyal kısımlarına hiç bulaşmayacağım. Böcek konusunda kalalım en iyisi.

Böceğin tasarımı da görsel bir tasarımdır. Zira böceklerin çoğu diğer hiçbir duyumuza hitap etmez. Onlarla ilgili zihnimizde oluşturduğumuz imaj tamamen kırmızı üzeri siyah puanlı veya alacalı kanatlarıyla bağlantılıdır.  "

Yeni Adresime Gitmek İçin Tıklayın